<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sessizyusuf &#187; ihanet</title>
	<atom:link href="http://www.sessizyusuf.net/tag/ihanet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sessizyusuf.net</link>
	<description>Renk yüzünden olan aşklar, aşk değildir. Mevlana</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Aug 2010 15:40:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/bazen-oyle-bir-iliskiye-tutulursunuz-ki.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/bazen-oyle-bir-iliskiye-tutulursunuz-ki.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 12:04:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf ŞAHİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[eli kanlı]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[nehir]]></category>
		<category><![CDATA[ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.sessizyusuf.net/bazen-oyle-bir-iliskiye-tutulursunuz-ki.html"><img align="left" hspace="5" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2010/02/tutku.jpg" class="alignleft tfe wp-post-image" alt="tutku" title="tutku" /></a>Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında&#8230; En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak&#8230; Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; &#8220;Ölmek var, dönmek yok&#8221;tur. * * * Lakin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.<br />
Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında&#8230;<br />
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.</p>
<p>Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak&#8230;<br />
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz;</p>
<p><span id="more-49"></span></p>
<p>&#8220;Ölmek var, dönmek yok&#8221;tur.</p>
<p>* * *</p>
<p>Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını&#8230;</p>
<p>Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya&#8230; Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:</p>
<p>&#8220;Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa&#8230;&#8221;</p>
<p>Başkalarını örnek göstermeye, &#8220;Bak onlar nasıl yaşıyor&#8221; demeye başlarsınız.</p>
<p>Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. &#8220;Eskiden böyle miydi ya..&#8221; diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından&#8230;</p>
<p>Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz.</p>
<p>O, sevgisizliğinize yorar bunu&#8230;<br />
İhanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.</p>
<p>&#8220;Ya sev böyle ya da terket&#8221; diye gürler&#8230;<br />
Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden&#8230; Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size&#8230; Hoyrattır, bakmaz yüzünüze&#8230;<br />
Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder.<br />
Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden&#8230;</p>
<p>&#8220;İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için&#8230;&#8221; dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz.<br />
İhanetten kırılmşıtır kaleminiz; severek, terk edersiniz&#8230;</p>
<p>&#8220;Madem öyle&#8230;&#8221;nin çağı başlar ondan sonra&#8230;<br />
Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde &#8220;günah sizden gitmiştir&#8221;.<br />
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.<br />
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece&#8230;</p>
<p>Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre&#8230; Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni&#8230; Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini&#8230;<br />
Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye&#8230;<br />
Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla&#8230;<br />
&#8220;Bana ne&#8230; kendi seçimi&#8221; diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre&#8230;<br />
Ama sonra&#8230; ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden&#8230;<br />
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi&#8230;<br />
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye&#8230;<br />
Dönüp &#8220;Seni hala seviyorum&#8221; diye bağırmak geçer içinizden&#8230;<br />
Dönemezsiniz.<br />
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.<br />
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz&#8230;<br />
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem &#8220;Ne olacak sonunda&#8221; kuşkusu&#8230;<br />
<strong><span style="color: #800000;">Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.<br />
Sürünür gidersiniz.</span></strong></p>
<img src="http://www.sessizyusuf.net/?ak_action=api_record_view&id=49&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/bazen-oyle-bir-iliskiye-tutulursunuz-ki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>karma/şa/mata</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/karmasamata.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/karmasamata.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 20:48:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf ŞAHİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[balıklar]]></category>
		<category><![CDATA[deli sesler]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[harf]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[kalem]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=7</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.sessizyusuf.net/karmasamata.html"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2010/01/ebrunt1.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="karmaşamata" title="karma" /></a>kader.. hayır ve nasip..  kısmet.. yol ve ölüm… Aşk .  ihanet ve sabır… cümle yığını altında kalmak bir gece elinde kalemle. Kalem ağırlığı ile avuçlarımı çiviliyor. harflerin enkazı beynimi parçalıyor. hangi yol ayrımında hangi sesler bilinmiyor. Bir karma/şa/mata … Bir bilinmezlik kâbusu peşimden ayrılmıyor. Deli sesleri çalınıyor davul ve zurnalarla. Peşinde koştuğum sesin sessizliği ürkütüyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>kader.. hayır ve nasip..  kısmet.. yol ve ölüm… Aşk .  ihanet ve sabır…</p>
<p>cümle yığını altında kalmak bir gece elinde kalemle. Kalem ağırlığı ile avuçlarımı çiviliyor.<br />
harflerin enkazı beynimi parçalıyor. hangi yol ayrımında hangi sesler bilinmiyor.<br />
Bir karma/şa/mata … Bir bilinmezlik kâbusu peşimden ayrılmıyor.<br />
<span id="more-7"></span></p>
<p>Deli sesleri çalınıyor davul ve zurnalarla. Peşinde koştuğum sesin sessizliği ürkütüyor bedenimi.</p>
<p>Gücüm, bu karma/şa/mata dan uzak  deve kuşu misali gömüyor hayatın içine yüzünü. hiç bir değeri kabul etmiyor, duymuyor hiç bir ses. hiç bir nefesi sinesine çekmiyor …</p>
<p>sonrası malum.<br />
deniz ve balıklar. tüm yazılanlar yerine terkediliyor sessizce…</p>
<p><img class="alignnone" title="karma" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2010/01/ebrunt1.jpg" alt="karmaşamata" width="481" height="480" /></p>
<img src="http://www.sessizyusuf.net/?ak_action=api_record_view&id=7&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/karmasamata.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
