<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sessiz Yusuf</title>
	<atom:link href="http://www.sessizyusuf.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sessizyusuf.net</link>
	<description>Renk yüzünden olan aşklar, aşk değildir. Mevlana</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Jan 2012 16:12:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Şehr-i yar istanbul</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/sehr-i-yar-istanbul.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/sehr-i-yar-istanbul.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 16:08:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[ey sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[ey yar]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgeldin]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[şehri istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=420</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Şehr-i karık karış vurgula.. Kokun sağanak sağanak akmakta.. kim görür kim duyar. kim anlar. soğuk kaçışlar, anlamsız güne anlam yükleyen bir heyecan.. hoşgeldin ey yâr&#8230; &#160; &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_422" class="wp-caption alignleft" style="width: 250px"><a href="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2012/01/istanbul-yar.jpg"><img class="size-full wp-image-422" title="istanbul-yar" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2012/01/istanbul-yar.jpg" alt="hoşgeldin ey güneş/im" width="240" height="190" /></a><p class="wp-caption-text">hoşgeldin ey güneş/im</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şehr-i karık karış vurgula..<br />
Kokun sağanak sağanak akmakta.. kim görür kim duyar. kim anlar.</p>
<p>soğuk kaçışlar, anlamsız güne anlam yükleyen bir heyecan..<br />
hoşgeldin ey yâr&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/sehr-i-yar-istanbul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üşümeyenler Sarılmayı Unutur</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/usumeyenler-sarilmayi-unutur.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/usumeyenler-sarilmayi-unutur.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 15:58:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[hazin]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa ulusoy]]></category>
		<category><![CDATA[pencere kenarı]]></category>
		<category><![CDATA[sarılmayı unutur]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[sokak kedileri]]></category>
		<category><![CDATA[üşüme duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[üşümeyenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=413</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Üşümeyenler Sarılmayı Unuturlar&#8221;  Mustafa ULUSOY   İçimizde kalan bir avuç değerleri bile çalma gayretinden vazgeçmeyen modern sistem işin çekirdeğinde üşüme duygusunun bile ne derece anlam ifade ettiğini Mustafa Ulusoy farklı bir tonajda kaleme almış. Sözü Yazarımıza bırakıyoruz.  Üşüme zamanı şimdi. Tir tir titreme zamanı. Güneşten uzaklaştırılan dünyanın çehresinde &#8220;soğuk&#8221; yaratılıyor sonsuz bir ustalıkla. Öyle birden olmadı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-416" title="usuyen-cocuk" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2012/01/usuyen-cocuk.bmp" alt="" />&#8220;Üşümeyenler Sarılmayı Unuturlar&#8221;<br />
<span style="color: #888888;"> Mustafa ULUSOY </span></strong></em></p>
<p><strong> İçimizde kalan bir avuç değerleri bile çalma gayretinden vazgeçmeyen modern sistem işin çekirdeğinde<br />
üşüme duygusunun bile ne derece anlam ifade ettiğini Mustafa Ulusoy farklı bir tonajda kaleme almış.</strong><br />
<strong>Sözü Yazarımıza bırakıyoruz. </strong></p>
<p><span id="more-413"></span></p>
<p>Üşüme zamanı şimdi.<br />
Tir tir titreme zamanı.</p>
<p>Güneşten uzaklaştırılan dünyanın çehresinde &#8220;soğuk&#8221; yaratılıyor sonsuz bir ustalıkla.<br />
Öyle birden olmadı bu. Gündüzün geceye dönüşümü gibi ağır ve usul usul.</p>
<p>Yapraklarından soyunmuş ağaçlar, dallarında kuşlar, küçük başlarını göğüslerine gömmüşler, kanatlarını sımsıkı kapamışlar uyukluyorlar, soğuk rüzgâr estikçe tüyleri hafifçe havalanıyor sadece.</p>
<p>Arabaların çoğunun camları sımsıkı kapalı, sıcak hava üfleyen klimalar camları buğulandırmış. Apartmanların çatısından yükselen duman, ağır ve yılankavi bir dalgalanmayla havaya karışıyor. İnsanların ağızlarından çıkan buhar, yaşamın ilk ve son alameti olan nefesi görünür kılıyor.</p>
<p>Paltolarına, atkılarına, şallarına sarılıyorlar üşüyenler sımsıkı.</p>
<p>Artık ellerini ceplerine sokmanın ve ısınmanın sevincini buluyor insan.<br />
Üşümenin en güzel yanlarından biri, sonunda bir sıcaklık bulup ısınmak.</p>
<p>Soğuk demek sanki sarılmak demek.</p>
<p>Sokak kedileri kuytu bir köşede büzüşmüşler, birazdan merhametli bir kalbin getireceği yiyeceği bekliyorlar sabırla. Bu da iki kalbin birbirine sarılarak ısınması demek.</p>
<p>Yaz güneşi ne kadar bunaltıcıysa, kışın ayazı o kadar uyuşukluğun düşmanı.</p>
<p>Hışımla esen soğuk rüzgârla, hayat silkinip kendine geliyor.</p>
<p>Geceleri, gök, dondurucu ayazda berrak mı berrak. Ayaz geceler, gökyüzünün önündeki perdeyi yırtıp atıyor.</p>
<p>Pencerenin bir sıcak tarafı var artık, bir de soğuk tarafı. Sıcak tarafındaki buğu üzerine kelimeler yazılıyor. Buğu geçince uçup gidecek kelimeler bunlar, tıpkı hayat gibi, geçici.</p>
<p>Düşler sıcak odalardan soğuk caddelere akıyor. Yüzünü asıyor zaman bir kış soğuğunda.</p>
<p>Parmak uçlarından saç diplerine kadar bir başka hissettiriyor kendini hayat.</p>
<p>Tenha sokaklarda loş ışıklar halinde dolaşıyor hayat.</p>
<p>Yürümeli, yürümeli, yürümeli, soğukta.</p>
<p>Üşümeli.</p>
<p>Kimi duygular ancak soğukta hayat bulur. Kış meyveleri gibi.</p>
<p>Buz tutan düşüncelerin yegâne şifasıdır soğukta yürümek.</p>
<p>Yürümeli, yürümeli, yürümeli soğukta, eller cepte, gözler uzaklarda, üşümeli.</p>
<p>Rahatına ve keyfine düşkünlük, eninde sonunda düşkün olduğu şeyin hışmına uğrar. Cezalar, amellerin cinsine göredir. Alkole düşkün olanın, en büyük zararı ondan çekmesi gibi.</p>
<p>Kim ki rahatına düşkündür, soğuktan şikâyet üstüne şikâyet eder, onu düşman beller, kendini soğuktan ve üşümekten sakınır mı sakınır. Soğuktaki nimetler de sakınır kendini ondan.</p>
<p>Sabahları yürüyüş önerisi yaptığım kişilerin en büyük itirazı şu olur: &#8220;Ama üşüyorum.&#8221;</p>
<p>İyi ya işte, üşümek için yürümeli.</p>
<p>Soğuk, uyuşuk bedenlerin içine canlılık üfler hâlbuki.</p>
<p>Geçenlerde biri, birine anlatıyordu: &#8220;Bir haftadır havanın nasıl olduğunun farkına varmadığımı anladım. İşten eve arabayla geliyorum. Kapalı otoparka park ettiğim arabadan iniyorum, gün yüzü görmeden asansörle daireme çıkıyorum. Aynı şekilde, hiç dışarı çıkmadan evde arabama binip işyerime gidiyor, arabayı yine kapalı otoparka park edip asansörle çalıştığım kata varıyorum. Dışarısıyla temas etmeden yaşıyorum.&#8221;</p>
<p>Ne hazin değil mi?</p>
<p>Keyif ve rahatlık uğruna, hayattan oluyor insan.</p>
<p>Cildine dokunamıyor rüzgâr.</p>
<p>Üşümeyi unutmak, iliklerine kadar işleyen bir histen mahrum kalmak değil de nedir?</p>
<p>Soğuktan tüylerin diken diken olamaması ne büyük kayıp.</p>
<p>Soğuktan büzülememek ne büyük bir mahrumiyet.</p>
<p>Çünkü soğuğa maruz kalıp üşümeyenler, sarılmayı da unuturlar.</p>
<p>Üşümeyenler, eninde sonunda üşüyenleri de unutur.</p>
<p>Sıcakta gevşeyen ruhlar soğukta dirileşir hâlbuki. Kışın ayazında, soğuğun bahçesine açar bazı duygular.</p>
<p>Kar mesela, kışın ayazında yaratılır da lapa lapa yollanır.</p>
<p>Soğukta daha çok düşünür insan üşüyenleri. Sokaktaki kedilere, köpekleri soğukta daha çok merak eder. Fakir fukaranın hali, şefkatine daha bir takılır insanın. Altı delik bir ayakkabı soğuk bir kış gününde delip geçer insanın da kalbini.</p>
<p>İçin için soğukta daha bir sızlar kalpler. Başkaları için soğukta daha çok atar.</p>
<p>Soğuğu unutmak üşümeyi unutmaya, üşümeyi unutmak kendini unutmaya, kendini unutmak başkalarını unutmaya götürür insanı.</p>
<p>Üşümeyen, üşüyenlerin halinden anlamaz.</p>
<p>Üşüyenlerin halinden anlamayan, eninde sonunda kendini de anlamaz.</p>
<p>Kendini anlamayansa, hiçbir şeyi anlayamaz artık.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/usumeyenler-sarilmayi-unutur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimi benden çok seversen onu senden alırım</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/kimi-benden-cok-seversen-onu-senden-alirim.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/kimi-benden-cok-seversen-onu-senden-alirim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Dec 2011 14:44:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[çok seven]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=408</guid>
		<description><![CDATA[Allah derki ; &#8220;Kimi benden çok seversen onu senden alırım.. ve ekler, onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım..&#8221;  &#160; Şimdi Dua Vakti ! &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allah derki ;</strong></p>
<p><em><strong>&#8220;Kimi benden çok seversen onu senden alırım..<br />
ve ekler, onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım..&#8221; </strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdi Dua Vakti !<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/kimi-benden-cok-seversen-onu-senden-alirim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yavan Şehirlerde Kaybolan Sevgili</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/yavan-sehirlerde-kaybolan-sevgili.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/yavan-sehirlerde-kaybolan-sevgili.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 16:06:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın ateşi]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın halleri]]></category>
		<category><![CDATA[ey sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[yavan]]></category>
		<category><![CDATA[zindan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[Uzak ve yavan şehirlerde aşk&#8217;ın ateşinden uzak seke seke çırpınan ceylanım. Garip bir hicran sarıyor benliğimi. Vahşi hayvanların sarhoş bakışları ardına takılan söylemleri benliğimi alt üst etmeyi başarıyor. Kendi dünyamı nasılda dağıtmışım, parçalanmışım? Küllerimi toplamak kolayda..   Aşk&#8217;ın ateşini ne diye yakmışım ki? -sensiz-senli Aşk&#8217;ın kuyularında mahkum bıraktığım benliğimi, sen sen diye savurduğum ve içinden çıkamadığım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzak ve yavan şehirlerde aşk&#8217;ın ateşinden uzak seke seke çırpınan ceylanım. Garip bir hicran sarıyor benliğimi. Vahşi hayvanların sarhoş bakışları ardına takılan söylemleri benliğimi alt üst etmeyi başarıyor.</p>
<p>Kendi dünyamı nasılda dağıtmışım, parçalanmışım?<br />
<em>Küllerimi toplamak kolayda..  </em></p>
<p>Aşk&#8217;ın ateşini ne diye yakmışım ki? -sensiz-senli<br />
Aşk&#8217;ın kuyularında mahkum bıraktığım benliğimi,<br />
sen sen diye savurduğum ve içinden çıkamadığım alemlerin kapıları açılmamış sana.<br />
Zaman üzerimizden alabildiğince nasılda çalınmış.</p>
<div id="attachment_396" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2011/12/ask-atesi.jpg"><img class="size-medium wp-image-396" title="ask-atesi" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2011/12/ask-atesi-300x201.jpg" alt="Aşkın Kül Hali" width="300" height="201" /></a><p class="wp-caption-text">Aşk Ateşi Kül Hali</p></div>
<p>Aşkın hangi hallerinde çekip kurtardın beni ey sevgili?<br />
Bilinmez.. Bilinen seninde yanman gerektiği..</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ey Aşkı Alevlendirip üzerine yürüdüğüm güzel kadın!</strong></span></p>
<p><strong>Hadi!</strong><br />
Yan Ey sevgili tutuş gözlerimde&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/yavan-sehirlerde-kaybolan-sevgili.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hikayede Kaybolmak Varmış</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/hikayede-kaybolmak-varmis.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/hikayede-kaybolmak-varmis.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2011 09:31:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[aşk sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[film karesi]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye kahramanı]]></category>
		<category><![CDATA[senin olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış kare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=385</guid>
		<description><![CDATA[Yeniden Yazmalı Yeniden Sen/in olmalı bu hayatta&#8230; &#8220;Başı sonu iç içe geçmiş bir hikayede ortaya çıkacağı anı karıştırmış bir kahraman gibiyim.. nerede ortaya çıksam yanlış karedeyim.&#8221;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeniden Yazmalı Yeniden Sen/in olmalı bu hayatta&#8230;</strong></p>
<h3 style="text-align: right;"><span style="color: #ff0000;"><em><strong>&#8220;Başı sonu iç içe geçmiş bir hikayede<br />
ortaya çıkacağı anı karıştırmış<br />
bir kahraman gibiyim..</strong></em></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><em><strong>nerede ortaya çıksam yanlış karedeyim.&#8221;</strong></em></span></h3>
<div id="attachment_386" class="wp-caption aligncenter" style="width: 650px"><img class="size-full wp-image-386 " title="yeniden" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2011/11/yeniden.jpg" alt="yeniden yazmalı seni" width="640" height="350" /><p class="wp-caption-text">yeniden yazmalı seni</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/hikayede-kaybolmak-varmis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Kız Çocuğun Hikayesi</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/bir-kiz-cocugun-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/bir-kiz-cocugun-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2011 15:29:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk acısı]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğmamış çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hz mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocuğu]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[senarist]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[seneryo]]></category>
		<category><![CDATA[söylem]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[Bir Yalana mı Teslim Etmeliydi Gerçeği ! Yer yüzünde masumiyeti şekillendiren, anlamlandıran ve insanların gözlerinden kalplerine sürükleyen merhamet duygusunun çocukların olduğu varsayımı herkes tarafından kabul edilmektedir. Özellikle kız çocukların yüzünde ki tatlı tebessümlerin sağa sola koşturmalarının peşinde bıraktığı mutluluk, sevgi ve ince dokunuşlar bizlere hayatı anlamlaştıran ve hayatta tutan önemli sebepler arasında bırakmaktadır. Bu Hikaye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-355" title="bir-hikaye-mi-yazilmaliydi-sana-ic" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2011/11/bir-hikaye-mi-yazilmaliydi-sana-ic.jpg" alt="" width="589" height="238" /></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Bir Yalana mı Teslim Etmeliydi Gerçeği !</strong></p>
<p>Yer yüzünde masumiyeti şekillendiren, anlamlandıran ve insanların gözlerinden kalplerine sürükleyen merhamet duygusunun çocukların olduğu varsayımı herkes tarafından kabul edilmektedir.</p>
<p>Özellikle kız çocukların yüzünde ki tatlı tebessümlerin sağa sola koşturmalarının peşinde bıraktığı mutluluk, sevgi ve ince dokunuşlar bizlere hayatı anlamlaştıran ve hayatta tutan önemli sebepler arasında bırakmaktadır.</p>
<p><strong>Bu Hikaye doğru olanın masumiyet ifade etmediği bir çocuk üzerine kurgulanarak doğruları haykırtmanın sonucu ile oluşturulmuştur.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hz. Mevlana</strong></span> &#8216;nın dediği gibi ;</p>
<p><span style="color: #008000;"><em><strong>Doğru olsam ok gibi yabana atarlar beni ,</strong></em></span><br />
<span style="color: #008000;"><em> <strong>eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni&#8230;</strong></em></span></p>
<p>Yıllarca doğru olanın, yalın ve temiz olabilmenin peşinde koştuğu halde, sevginin ve aşkın mücadelesinde layık olamamış hayatının büyük çoğunluğunu içinde ki kanı dökerek hastane köşelerinde geçiren bir bir <strong>gencin</strong> konusu ele alınarak başlıyor bu hikaye ve sesi arşa karışan henüz <strong><em>doğmamış</em></strong> bir kız çocuğun hikayesi ile bitiyor&#8230;</p>
<p>Korkular sarıyor her yanı. Her gece bedenini saran korkuların pençesinde gözyaşları dökmekten başka bir şey gelmiyor insanın elinden.  <strong>Gösteriş budalası</strong> tavırları aklına bile getiremiyor, peşinde koştuğu değerleri elinde tutmak için. Renkleri, kokuları ve sesleri kullanmıyor. İlave hiç bir şey katmıyor yolun sonunda ki gerçek aşka sahip olabilmek için.</p>
<p>Oysa kendini emanet bıraktığı <strong>kişi </strong>renklerin kokuların ve seslerin peşinde arıyor aşkın gerçeğini. Bulamıyor tabii. Bulabildiği şeyin koca bir hiç olduğunu biliyor. İstediği güzelliğin bir kız çocuğunun gözlerinde ki masumiyet ile aynı olduğunu bildiği gibi..</p>
<p>Gerçek; yüzlerce kere kapısını çalıp aşka davet etsede kendini aşkın yerini tanımlayamıyor. İkisi de her şeyin farkında. Farkındalık o kadar ayrı kalıyor ki ikisi için. ikisi de bunun farkında olamıyor.</p>
<p>Tüm doğrular yıllarca harcanıp gidiyor. Tüm güzellikler peşinden sürükleniyor. Harmanlanan değerlere acılar ekleniyor, hırslar, kayboluşlar, ölümler.. Bitmiyor. Yıllar geçtikçe hayatlarına dahil olan herkes aynı şekilde kurban veriliyor bu aşka. İkisi de bıraktığı cesetlerin farkında olamıyor bu senaryo yazılmadan.</p>
<p>Hayat bu kadar acıya dayanamıyor. Aşkın çığlıkları gecenin gündüze, gündüzün geceye karışmasına sebep olurken yer yüzü tekrar bu ikiliyi bir tutmayı başarıyor yıllar sonra. Aşk yeniden tüm masumiyeti ile filizlenirken bir soru çıkıyor ortaya gecenin karanlığında. Soruya bir hikaye ekleniyor. <em><strong>Bir kız çocuğun hikayesi</strong></em> o gece doğmamış bir çocuğun hikayesi. Hikaye yarım yamalak sıralanıyor sevgiliye. İkisi de o kadar inanıyor ki sanki yer yüzü tüm çığlıkların intikamını alıyor onlardan. Ağlamalar ve kanlar dökülüyor yer yüzüne. İkisi de bu hikayeye öyle inanıyor ki&#8230;</p>
<p>Aşkın ve Sevginin içine gerçeği koyamayan iki kişi yalanın içine koyuyor aşkı ve gerçeği. Sonra gence sıralıyor renkleri o kişi. Renksizleşen tüm güzelliği tüm gerçekleriyle tüm çıplaklığı ile anlatıyor. Yer yüzünde ne varsa donuyor ve onları dinliyor. Hırsla söylenen bir hikayenin üzerine hırsla söylenen doğrular aşklar sıralanıyor kadının dilinden.</p>
<p><strong>Söylemenin şekli bu muydu ?</strong> sorusuna cevap olarak <span style="color: #ff0000;"><strong>Söyletmenin şekli bu muydu?</strong></span> sorusu gelmedi. Gelmesi gereken soruydu ancak gelmedi. Söyletmenin şekli bir senaryo muydu? Bir hikaye mi yazılmalıydı. Nasıl inanılmıştı iki taraflı? Neden? Niye?</p>
<p>Hayatın mutluluğunu kabusa çeviren bir gecenin sabahına uyanıyorlar. Uyanışa kabus olarak bakan kadın tekrar soruyor <strong>gerçek mi?</strong> Hikaye bozulmadan acı şekilde devam ediyor. Yalanı gerçek yapan sözlerle eğiliyor yay gibi. Ve kadın daha önce hiç söylenmemiş bir şekilde haykırıyor aşkını. Eyvahlar.. Ahlar yükseliyor göklere..</p>
<p>Hikaye tam bozulacakken kadın kendi gerçeğini öyle anlatıyor ki henüs pırtılaşmamış kan üzerinden akıyor. tüm acılar erkeğin beynine bir kere daha işleniyor. Hikaye devam edilmeli diyor. Hiç bozmadan, yalanlanmadan yalan bir hikaye tüm içtenliği ile ve kadının içinde ki şüphelerin bir <span style="color: #ff0000;"><strong>cezası</strong></span> olarak devam ediyor.</p>
<p><span style="color: #800000;"><em><strong>Ceset Kokuları var üzerimde,</strong></em></span><br />
<span style="color: #800000;"><em><strong>hangi nefreti üzerimde tutsam kaybolmuyor sözlerin içimde &#8230;</strong></em></span></p>
<p>Elde tutmanın anlamı katılıyor sabaha. 16. yüzyılda mevlana nasıl da söze döküyor hayatın acı gerçeğni..<br />
Kadının Hikayesi başlıyor sonra. Hikaye olmadığını vurgulayan ve kapıları herkese kapayan bir yüreğin isyanları gencin beynini yakıyor acı dolu sözlerle.. Bir donukluk başlıyor sonra. yer yüzü yine susuyor.</p>
<p>Hırslar, Ahhlar, Lanetler şimdi gencin ağzından çıkıyor.<br />
<strong>Ne yazık ki oyun bozulmuyor.. Kaybedişlerin bedeli yılların bedelini ödüyorlar.</strong></p>
<p>İnanmak imkansız kalsa da oyun imkansızlığı yıkıyor. Ok kırılıyor yay elde tutuluyor. Yalanlar, doğru kılınadursun doğru ise  ahhlarla bir sigara dumanı ile kayboluyor.</p>
<p><span style="color: #000000;">Şimdi oyunlar oynama zamanı mı hayatta. </span><br />
<span style="color: #000000;"> Renklerin peşinden koşanları anlama zamanı.</span><br />
<span style="color: #000000;"> Güllerin üzerine yapay kokuların sıkıldığı bir zamanda, marka elbiselerin iki yüzlü yüzlerin, gösterişli tavırların sergilendiği bir hayatı yalana çalma zamanı.  </span></p>
<p><strong>Bu hikaye kim için, kimin adına yazıldı, ne anlam ifade ediyor? Kimsenin umurunda olmayacak bu. Kimse tek cümlesini anlamayacak.  yorum katamayacak. </strong></p>
<p><strong>En Acısı.. Evet En acısı belki hikayenin sahibi bile bunu anlamayacak. Anlayacak olmanın bir cesaretine girmeyecek belki. </strong></p>
<p><strong>Aşkı gömecek Yalan Bir hikayenin üzerine. Geçmişini, kendi gerçeğini serpecek üzerine. Nasıl diyecek? Neden diyecek. Renklerin gölgesinde inanacak bu hikayeye.. </strong></p>
<p><strong>Hikayenin bir sahibi var. Ancak hikaye hiç bir zaman sahiplenilmeyecek. Kabullenilmeyecek. İnanılmış bir hikayenin sonuçlarını ömür boyu yaşayacak olmanın acısı ile bu hikaye Roman olarak yıllar sonra kitaba çevrilecek. Ancak o kitap yine basılmayacak.  </strong></p>
<p><strong>Kalemden dökülen sözlerin denize sırdaş olması kadar hayatta doğru bir şeyin olmaması, hikayenin ikilisi tarafından ortak söylenen sözü olarak kalacak.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ve daha acısı ömürler kaldığı yerden tükenip gidecek..</strong></em></span></p>
<p>Şimdi hikayeyi sonlandırma vakti.<br />
tekrar kuyulara mı dönme vakti?<br />
tekrar seni arama vakti&#8230;<br />
Seni sensiz yaşama vakti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong>SessizYusuf.Net | Yusuf ŞAHİN<br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/bir-kiz-cocugun-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşanmışlığı Yaktın!</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/yasanmisligi-yaktin.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/yasanmisligi-yaktin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 20:29:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ateş ve gül]]></category>
		<category><![CDATA[bıraktın]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[isyan]]></category>
		<category><![CDATA[kalem]]></category>
		<category><![CDATA[korkular]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=319</guid>
		<description><![CDATA[Yaşanmışlığı Yaktın. bir kıvılcım çıktı üzerinden acılı.. küllerin ardında ne bıraktın söyle !! Ne bıraktın şimdi geriye? Başardın yine. Güzelliği yaktın. Filizlenen tüm güzelliği. Hiçliğe koşan adımlarının zaferini kutla şimdi. Hiçliğe attığın cümlelerin pençesine bıraktın beni. Başardın yine. Ensende nefesini solayan şeytanlara verdin kalemi.. Korkularının Kelamlarını fısıldadın bana.. Korkular !! Bu kadar aşka ihanet dolusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşanmışlığı <strong>Yaktın</strong>.<br />
bir kıvılcım çıktı üzerinden <span style="color: #ff0000;"><strong>acılı</strong></span>..<br />
küllerin ardında ne bıraktın söyle !!<br />
Ne bıraktın şimdi <strong>geriye</strong>?</p>
<p>Başardın yine.<br />
<strong>Güzelliği yaktın. Filizlenen tüm güzelliği.</strong><br />
Hiçliğe koşan adımlarının zaferini kutla şimdi.<br />
Hiçliğe attığın cümlelerin pençesine bıraktın beni.</p>
<p>Başardın yine.<br />
<strong>Ensende nefesini solayan şeytanlara verdin kalemi..</strong><br />
Korkularının Kelamlarını fısıldadın bana..</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Korkular !!</strong><br />
Bu kadar aşka ihanet dolusu kanatlar çırpan.<br />
Korkular mı yoksa kıvılcımları <span style="color: #ff0000;"><strong>cehenneme</strong></span> çeviren..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Son Olarak;</strong></p>
<p><strong>”</strong> .. güller duruyordu gecenin içinde,<br />
sarı güller…</p>
<p>Ne olur koparma! dedim. O kadar güzel duruyorlar ki orda.<br />
Ahh! dedim bizde birlikte güzeldik.</p>
<address>.. ve koparıp gülleri bıraktın ellerime.. <strong>“</strong>   <span style="color: #999999;"><em>veda | kenan ışık</em></span></address>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Bugün bu sözlerin karşıma çıkması bir tesadüf değilmiş,<br />
değilmiş karmaşık duygular içinde beynime kazınan son mısra.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/yasanmisligi-yaktin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kenan Işık Veda</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/kenan-isik-veda.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/kenan-isik-veda.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 17:31:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video & Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[kenan ışık]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[veda]]></category>
		<category><![CDATA[veda sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[Konuş Konuş sevdiğim Yüreğinin şarkısını söyle bana Gece karanlık Yıldızlar bulutların arkasında yitip gitmiş.. Rüzgar iç çekiyor yaprakların arasında Bırak çözeyim saçlarını Kulaklarımı göğsüne bastırayım Ve orada o tatlı yalnızlıkta Gözlerimi kapatıp kalbinin hırıltılarını dinleyeyim Yüzüne hiç bakmadan Ben de bakamam Dayanamam gözlerine Tut ellerimi Aşk böyle bitmemeli Ne olur gitme Böyle sensiz çaresiz bırakma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em><span style="color: #ff6600;"><strong>Konuş Konuş sevdiğim</strong></span></em><br />
<em><span style="color: #ff6600;"><strong> Yüreğinin şarkısını söyle bana</strong></span></em><br />
<em><span style="color: #ff6600;"><strong> Gece karanlık</strong></span></em><br />
<em><span style="color: #ff6600;"><strong> Yıldızlar bulutların arkasında yitip gitmiş..</strong></span></em></p>
<p><strong>Rüzgar iç çekiyor yaprakların arasında</strong><br />
<strong>Bırak çözeyim saçlarını</strong><br />
<strong>Kulaklarımı göğsüne bastırayım</strong><br />
<strong>Ve orada o tatlı yalnızlıkta</strong><br />
<strong>Gözlerimi kapatıp kalbinin hırıltılarını dinleyeyim</strong><br />
<strong>Yüzüne hiç bakmadan</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Ben de bakamam</strong><br />
<strong> Dayanamam gözlerine</strong><br />
<strong> Tut ellerimi</strong><br />
<strong> Aşk böyle bitmemeli</strong><br />
<strong> Ne olur gitme</strong><br />
<strong> Böyle sensiz çaresiz bırakma beni</strong></p>
<p><strong>Söylediklerim bitince sessiz oturalım hiç kımıldamadan</strong><br />
<strong> Yalnız ağaçlar fısıldaşsın karanlıkta</strong><br />
<strong> Ve öylece bitsin gece</strong><br />
<strong> Birbirimizin gözlerine bakalım</strong><br />
<strong> Ayrı ayrı yollara gidelim</strong></p>
<p>Konuş konuş sevdiğim<br />
Yüreğinin şarkısını söyle bana</p>
<p>Kim bırakmış ki<br />
Kim bırakmış seni söyle<br />
Tut ellerimi<br />
Gitme aşkım gitme böyle<br />
Ne olur gitme<br />
Böyle sensiz çaresiz bırakma beni</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Güller duruyor gecenin içinde</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Sarı güller</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Ne olur koparma beni</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> O kadar güzel duruyor ki orada</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Ah gecem</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Biz de birlikte güzeldik</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Ve koparıp gülleri bıraktın ellerime</strong></span></p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/Ojz_8x7-J4U" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/kenan-isik-veda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dünyada en büyük hıyanet hangisidir?</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/dunyada-en-buyuk-hiyanet-hangisidir.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/dunyada-en-buyuk-hiyanet-hangisidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 17:24:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[hıyanet]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[safyie erol]]></category>
		<category><![CDATA[ülker fırtınası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=312</guid>
		<description><![CDATA[&#8221; Birisi sana bütün ruhu ile inanır ve teslim olursa: fakat sen kendini bütün vermediğin halde ona ayniyle mukabele eder gibi görünürsen bu en büyük hıyanettir… ” Safiye Erol ‘Ülker Fırtınası’]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8221; Birisi sana bütün ruhu ile inanır ve teslim olursa: fakat sen kendini bütün vermediğin halde ona ayniyle mukabele eder gibi görünürsen bu en büyük hıyanettir…</strong></p>
<p><strong>”</strong></p>
<p><em>Safiye Erol ‘Ülker Fırtınası’</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/dunyada-en-buyuk-hiyanet-hangisidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlar Zaten Hep Ölüydü ..</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/insanlar-zaten-hep-oluydu.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/insanlar-zaten-hep-oluydu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 17:10:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video & Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[kahraman tezeoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[merve ceylan]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=307</guid>
		<description><![CDATA[Merve Ceylan tarafından yazılmış ve kahraman tezeoğlu tarafından yorumlanan bir şiiri sizler ile paylaşıyorum. Sanma ki gözlerinin feri sönmüş her kadın  Bir erkeğin terk etmesine maruz kalmıştır.. olsa olsa bir erkek tarafından aldatılıp terk etmek zorunda kalmıştır. Unutma ! Gitmek geçmişi öldüren bir intihar biçimidir bu yüzden her kadın geleceği doğuran bir cennettir.  &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Merve Ceylan</strong> tarafından yazılmış ve <strong>kahraman tezeoğlu</strong> tarafından yorumlanan bir şiiri sizler ile paylaşıyorum.</p>
<p><em>Sanma ki gözlerinin feri sönmüş her kadın </em><br />
<em>Bir erkeğin terk etmesine maruz kalmıştır..</em></p>
<p><em>olsa olsa bir erkek tarafından aldatılıp terk etmek zorunda kalmıştır.</em></p>
<p><em>Unutma !</em><br />
<em>Gitmek geçmişi öldüren bir intihar biçimidir</em><br />
<em>bu yüzden her kadın geleceği doğuran bir cennettir. </em></p>
<p>&nbsp;<br />
<iframe id="viddler-109a2917" src="//www.viddler.com/embed/109a2917/?f=1&#038;offset=0&#038;autoplay=0&#038;disablebranding=0" width="545" height="451" frameborder="0"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/insanlar-zaten-hep-oluydu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

