<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sessiz Yusuf &#187; Esintiler</title>
	<atom:link href="http://www.sessizyusuf.net/category/blog/esintiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sessizyusuf.net</link>
	<description>Renk yüzünden olan aşklar, aşk değildir. Mevlana</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Jan 2012 16:12:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Üşümeyenler Sarılmayı Unutur</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/usumeyenler-sarilmayi-unutur.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/usumeyenler-sarilmayi-unutur.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 15:58:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[hazin]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa ulusoy]]></category>
		<category><![CDATA[pencere kenarı]]></category>
		<category><![CDATA[sarılmayı unutur]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[sokak kedileri]]></category>
		<category><![CDATA[üşüme duygusu]]></category>
		<category><![CDATA[üşümeyenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=413</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Üşümeyenler Sarılmayı Unuturlar&#8221;  Mustafa ULUSOY   İçimizde kalan bir avuç değerleri bile çalma gayretinden vazgeçmeyen modern sistem işin çekirdeğinde üşüme duygusunun bile ne derece anlam ifade ettiğini Mustafa Ulusoy farklı bir tonajda kaleme almış. Sözü Yazarımıza bırakıyoruz.  Üşüme zamanı şimdi. Tir tir titreme zamanı. Güneşten uzaklaştırılan dünyanın çehresinde &#8220;soğuk&#8221; yaratılıyor sonsuz bir ustalıkla. Öyle birden olmadı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-416" title="usuyen-cocuk" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2012/01/usuyen-cocuk.bmp" alt="" />&#8220;Üşümeyenler Sarılmayı Unuturlar&#8221;<br />
<span style="color: #888888;"> Mustafa ULUSOY </span></strong></em></p>
<p><strong> İçimizde kalan bir avuç değerleri bile çalma gayretinden vazgeçmeyen modern sistem işin çekirdeğinde<br />
üşüme duygusunun bile ne derece anlam ifade ettiğini Mustafa Ulusoy farklı bir tonajda kaleme almış.</strong><br />
<strong>Sözü Yazarımıza bırakıyoruz. </strong></p>
<p><span id="more-413"></span></p>
<p>Üşüme zamanı şimdi.<br />
Tir tir titreme zamanı.</p>
<p>Güneşten uzaklaştırılan dünyanın çehresinde &#8220;soğuk&#8221; yaratılıyor sonsuz bir ustalıkla.<br />
Öyle birden olmadı bu. Gündüzün geceye dönüşümü gibi ağır ve usul usul.</p>
<p>Yapraklarından soyunmuş ağaçlar, dallarında kuşlar, küçük başlarını göğüslerine gömmüşler, kanatlarını sımsıkı kapamışlar uyukluyorlar, soğuk rüzgâr estikçe tüyleri hafifçe havalanıyor sadece.</p>
<p>Arabaların çoğunun camları sımsıkı kapalı, sıcak hava üfleyen klimalar camları buğulandırmış. Apartmanların çatısından yükselen duman, ağır ve yılankavi bir dalgalanmayla havaya karışıyor. İnsanların ağızlarından çıkan buhar, yaşamın ilk ve son alameti olan nefesi görünür kılıyor.</p>
<p>Paltolarına, atkılarına, şallarına sarılıyorlar üşüyenler sımsıkı.</p>
<p>Artık ellerini ceplerine sokmanın ve ısınmanın sevincini buluyor insan.<br />
Üşümenin en güzel yanlarından biri, sonunda bir sıcaklık bulup ısınmak.</p>
<p>Soğuk demek sanki sarılmak demek.</p>
<p>Sokak kedileri kuytu bir köşede büzüşmüşler, birazdan merhametli bir kalbin getireceği yiyeceği bekliyorlar sabırla. Bu da iki kalbin birbirine sarılarak ısınması demek.</p>
<p>Yaz güneşi ne kadar bunaltıcıysa, kışın ayazı o kadar uyuşukluğun düşmanı.</p>
<p>Hışımla esen soğuk rüzgârla, hayat silkinip kendine geliyor.</p>
<p>Geceleri, gök, dondurucu ayazda berrak mı berrak. Ayaz geceler, gökyüzünün önündeki perdeyi yırtıp atıyor.</p>
<p>Pencerenin bir sıcak tarafı var artık, bir de soğuk tarafı. Sıcak tarafındaki buğu üzerine kelimeler yazılıyor. Buğu geçince uçup gidecek kelimeler bunlar, tıpkı hayat gibi, geçici.</p>
<p>Düşler sıcak odalardan soğuk caddelere akıyor. Yüzünü asıyor zaman bir kış soğuğunda.</p>
<p>Parmak uçlarından saç diplerine kadar bir başka hissettiriyor kendini hayat.</p>
<p>Tenha sokaklarda loş ışıklar halinde dolaşıyor hayat.</p>
<p>Yürümeli, yürümeli, yürümeli, soğukta.</p>
<p>Üşümeli.</p>
<p>Kimi duygular ancak soğukta hayat bulur. Kış meyveleri gibi.</p>
<p>Buz tutan düşüncelerin yegâne şifasıdır soğukta yürümek.</p>
<p>Yürümeli, yürümeli, yürümeli soğukta, eller cepte, gözler uzaklarda, üşümeli.</p>
<p>Rahatına ve keyfine düşkünlük, eninde sonunda düşkün olduğu şeyin hışmına uğrar. Cezalar, amellerin cinsine göredir. Alkole düşkün olanın, en büyük zararı ondan çekmesi gibi.</p>
<p>Kim ki rahatına düşkündür, soğuktan şikâyet üstüne şikâyet eder, onu düşman beller, kendini soğuktan ve üşümekten sakınır mı sakınır. Soğuktaki nimetler de sakınır kendini ondan.</p>
<p>Sabahları yürüyüş önerisi yaptığım kişilerin en büyük itirazı şu olur: &#8220;Ama üşüyorum.&#8221;</p>
<p>İyi ya işte, üşümek için yürümeli.</p>
<p>Soğuk, uyuşuk bedenlerin içine canlılık üfler hâlbuki.</p>
<p>Geçenlerde biri, birine anlatıyordu: &#8220;Bir haftadır havanın nasıl olduğunun farkına varmadığımı anladım. İşten eve arabayla geliyorum. Kapalı otoparka park ettiğim arabadan iniyorum, gün yüzü görmeden asansörle daireme çıkıyorum. Aynı şekilde, hiç dışarı çıkmadan evde arabama binip işyerime gidiyor, arabayı yine kapalı otoparka park edip asansörle çalıştığım kata varıyorum. Dışarısıyla temas etmeden yaşıyorum.&#8221;</p>
<p>Ne hazin değil mi?</p>
<p>Keyif ve rahatlık uğruna, hayattan oluyor insan.</p>
<p>Cildine dokunamıyor rüzgâr.</p>
<p>Üşümeyi unutmak, iliklerine kadar işleyen bir histen mahrum kalmak değil de nedir?</p>
<p>Soğuktan tüylerin diken diken olamaması ne büyük kayıp.</p>
<p>Soğuktan büzülememek ne büyük bir mahrumiyet.</p>
<p>Çünkü soğuğa maruz kalıp üşümeyenler, sarılmayı da unuturlar.</p>
<p>Üşümeyenler, eninde sonunda üşüyenleri de unutur.</p>
<p>Sıcakta gevşeyen ruhlar soğukta dirileşir hâlbuki. Kışın ayazında, soğuğun bahçesine açar bazı duygular.</p>
<p>Kar mesela, kışın ayazında yaratılır da lapa lapa yollanır.</p>
<p>Soğukta daha çok düşünür insan üşüyenleri. Sokaktaki kedilere, köpekleri soğukta daha çok merak eder. Fakir fukaranın hali, şefkatine daha bir takılır insanın. Altı delik bir ayakkabı soğuk bir kış gününde delip geçer insanın da kalbini.</p>
<p>İçin için soğukta daha bir sızlar kalpler. Başkaları için soğukta daha çok atar.</p>
<p>Soğuğu unutmak üşümeyi unutmaya, üşümeyi unutmak kendini unutmaya, kendini unutmak başkalarını unutmaya götürür insanı.</p>
<p>Üşümeyen, üşüyenlerin halinden anlamaz.</p>
<p>Üşüyenlerin halinden anlamayan, eninde sonunda kendini de anlamaz.</p>
<p>Kendini anlamayansa, hiçbir şeyi anlayamaz artık.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/usumeyenler-sarilmayi-unutur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimi benden çok seversen onu senden alırım</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/kimi-benden-cok-seversen-onu-senden-alirim.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/kimi-benden-cok-seversen-onu-senden-alirim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Dec 2011 14:44:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[çok seven]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=408</guid>
		<description><![CDATA[Allah derki ; &#8220;Kimi benden çok seversen onu senden alırım.. ve ekler, onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım..&#8221;  &#160; Şimdi Dua Vakti ! &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allah derki ;</strong></p>
<p><em><strong>&#8220;Kimi benden çok seversen onu senden alırım..<br />
ve ekler, onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım..&#8221; </strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdi Dua Vakti !<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/kimi-benden-cok-seversen-onu-senden-alirim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dünyada en büyük hıyanet hangisidir?</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/dunyada-en-buyuk-hiyanet-hangisidir.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/dunyada-en-buyuk-hiyanet-hangisidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 17:24:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[hıyanet]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[safyie erol]]></category>
		<category><![CDATA[ülker fırtınası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=312</guid>
		<description><![CDATA[&#8221; Birisi sana bütün ruhu ile inanır ve teslim olursa: fakat sen kendini bütün vermediğin halde ona ayniyle mukabele eder gibi görünürsen bu en büyük hıyanettir… ” Safiye Erol ‘Ülker Fırtınası’]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8221; Birisi sana bütün ruhu ile inanır ve teslim olursa: fakat sen kendini bütün vermediğin halde ona ayniyle mukabele eder gibi görünürsen bu en büyük hıyanettir…</strong></p>
<p><strong>”</strong></p>
<p><em>Safiye Erol ‘Ülker Fırtınası’</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/dunyada-en-buyuk-hiyanet-hangisidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevsimin Suçu Yok. Yokluğun Soğuk</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/mevsimin-sucu-yok-yoklugun-soguk.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/mevsimin-sucu-yok-yoklugun-soguk.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2011 10:27:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[geceler]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimin]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[suçu yok]]></category>
		<category><![CDATA[üşüyorum]]></category>
		<category><![CDATA[yokluğun]]></category>
		<category><![CDATA[yokluğun soğuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=301</guid>
		<description><![CDATA[Mevsimin Suçu Yok. Yokluğun Soğuk !    (Alıntı) Mevsimsiz cümleler sarf etmeden önce üşümenin kıymetini bu sözü bir yerlerden araklarken buraya taşıdığım zamanda daha net anlıyorum. Anlıyorum ki mevsimlerin, yağmurun, güneşin üşümenin, geceleri sokaklarda dolaşıp durduğun sokaklarda kaybolmanın içinde yatan büyük bir izin varlığı. Önce ki sonbahar  yazımda tüm sitemlerimi sonbahara atarken ne kadar da dengeli olmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Mevsimin Suçu Yok. Yokluğun Soğuk !    (<span style="color: #808080;">Alıntı</span>)</strong></em><br />
Mevsimsiz cümleler sarf etmeden önce üşümenin kıymetini bu sözü bir yerlerden araklarken buraya taşıdığım zamanda daha net anlıyorum. Anlıyorum ki mevsimlerin, yağmurun, güneşin üşümenin, geceleri sokaklarda dolaşıp durduğun sokaklarda kaybolmanın içinde yatan büyük bir izin varlığı. Önce ki <span style="color: #0000ff;"><strong><a title="defol sonbahar" href="http://www.sessizyusuf.net/defol-sonbahar.html">sonbahar</a></strong></span>  yazımda tüm sitemlerimi sonbahara atarken ne kadar da dengeli olmaya çalıştığımı daha iyi anlıyorum şimdi.</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>Üşüyorum.<br />
Kaskatı kesilmiş sözcüklerin,<br />
etrafını saran sözlerine rağmen üşüyorum.</strong></span></p>
<div id="attachment_302" class="wp-caption aligncenter" style="width: 610px"><img class="size-full wp-image-302 " title="yoklugun-soguk" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2011/11/yoklugun-soguk.jpg" alt="Yokluğun Soğuk" width="600" height="286" /><p class="wp-caption-text">Yokluğun Soğuk</p></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/mevsimin-sucu-yok-yoklugun-soguk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ah Umutlar Bari Siz Gitmeyin</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/ah-umutlar-bari-siz-gitmeyin.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/ah-umutlar-bari-siz-gitmeyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 14:20:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[biliyorum sana giden]]></category>
		<category><![CDATA[cemal süreyya]]></category>
		<category><![CDATA[sevmedin beni]]></category>
		<category><![CDATA[yollar kapalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=222</guid>
		<description><![CDATA[Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni&#8230; Cemal Süreyya Sadece bir alıntı birileri için, Sadece bir alıntı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Biliyorum sana giden yollar kapalı</strong><br />
<strong>Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni&#8230;</strong></p>
<p><em>Cemal Süreyya</em></p>
<p><strong>Sadece bir alıntı birileri için,</strong><br />
<strong>Sadece bir alıntı&#8230;</strong></p>
<div id="attachment_239" class="wp-caption aligncenter" style="width: 650px"><img class="size-full wp-image-239 " title="cemal-sureyya" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2011/10/cemal-sureyya.jpg" alt="" width="640" height="326" /><p class="wp-caption-text">Ah Umutlar</p></div>
<p><span id="more-222"></span></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/ah-umutlar-bari-siz-gitmeyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En çok seven En büyük işleri başarmak borcundadır</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/en-cok-seven-en-buyuk-isleri-basarmak-borcundadir.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/en-cok-seven-en-buyuk-isleri-basarmak-borcundadir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Sep 2011 12:13:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Çiğerdelen]]></category>
		<category><![CDATA[Safiye Erol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=294</guid>
		<description><![CDATA[&#8221;insanın gönlüne tanrı makamından bir nûr düşerse o kişi emsâline karşı yükselmiş olur. en çok seven en büyük işleri başarmak borcundadır. şöyle ki: aşık olan zaten alacağını almıştır, artık birşey isteyemez. bundan geri o verecektir, hep o verecektir.&#8221; Safiye Erol, Çiğerdelen]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8221;insanın gönlüne tanrı makamından bir nûr düşerse o kişi emsâline karşı yükselmiş olur.<span style="color: #ff0000;"> en çok seven en büyük işleri başarmak borcundadır.</span> şöyle ki: aşık olan zaten alacağını almıştır, artık birşey isteyemez. bundan geri o verecektir, hep o verecektir.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><em>Safiye Erol, Çiğerdelen</em></strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/en-cok-seven-en-buyuk-isleri-basarmak-borcundadir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bâki&#8217;den&#8230;</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/bakiden.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/bakiden.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 17:41:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[baki]]></category>
		<category><![CDATA[hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[Hüzünlü bir akşam vakti yine.. hep hüznü dem eyleyen bir halde yanmak ne zormuş. sonrasında bir şiir kabzasından çıkar ve vurur beni. &#8221; bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş &#8221; zülf-i siyâhı sâye-i perr-i hümâ imiş iklim-i hüsne anın içün pâdişâ imiş bir secde ile kıldı ruh-i âftâbı zer hak-i cenâb-ı dost aceb kîmyâ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hüzünlü bir akşam vakti yine..<br />
hep hüznü dem eyleyen bir halde yanmak ne zormuş.</p>
<p>sonrasında bir şiir kabzasından çıkar ve vurur beni.</p>
<p><strong><span style="color: #800080;">&#8221; bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş &#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #800080;"><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: normal;">zülf-i siyâhı sâye-i perr-i hümâ imiş<br />
iklim-i hüsne anın içün pâdişâ imiş</span></span></span></strong></p>
<p><strong>bir secde ile kıldı ruh-i âftâbı zer<br />
hak-i cenâb-ı dost aceb kîmyâ imiş</strong></p>
<p><strong>âvâzeyi bu âleme dâvûd gibi sal<br />
bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş</strong></p>
<p><strong>görmez cihânı gözlerimiz yârı görmese<br />
mir&#8217;ât-ı hüsni var ise âlem-nümâ imiş</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_236" class="wp-caption alignleft" style="width: 238px"><a href="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2010/03/bakiden.jpg"><img class="size-full wp-image-236" title="bakiden" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2010/03/bakiden.jpg" alt="Bakiden" width="228" height="135" /></a><p class="wp-caption-text">Baki</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>zülfün esîri bâkî-i bîçâre dostum<br />
bir mübtelâ-yı bend-i kemend-i belâ imiş</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 16px; font-size: 12px;"><br />
</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/bakiden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/bazen-oyle-bir-iliskiye-tutulursunuz-ki.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/bazen-oyle-bir-iliskiye-tutulursunuz-ki.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 12:04:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[eli kanlı]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[nehir]]></category>
		<category><![CDATA[ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında&#8230; En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak&#8230; Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; &#8220;Ölmek var, dönmek yok&#8221;tur. * * * Lakin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.<br />
Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında&#8230;<br />
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.</p>
<p>Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak&#8230;<br />
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz;</p>
<p><span id="more-49"></span></p>
<p>&#8220;Ölmek var, dönmek yok&#8221;tur.</p>
<p>* * *</p>
<p>Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını&#8230;</p>
<p>Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya&#8230; Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:</p>
<p>&#8220;Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa&#8230;&#8221;</p>
<p>Başkalarını örnek göstermeye, &#8220;Bak onlar nasıl yaşıyor&#8221; demeye başlarsınız.</p>
<p>Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. &#8220;Eskiden böyle miydi ya..&#8221; diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından&#8230;</p>
<p>Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz.</p>
<p>O, sevgisizliğinize yorar bunu&#8230;<br />
İhanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.</p>
<p>&#8220;Ya sev böyle ya da terket&#8221; diye gürler&#8230;<br />
Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden&#8230; Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size&#8230; Hoyrattır, bakmaz yüzünüze&#8230;<br />
Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder.<br />
Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden&#8230;</p>
<p>&#8220;İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için&#8230;&#8221; dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz.<br />
İhanetten kırılmşıtır kaleminiz; severek, terk edersiniz&#8230;</p>
<p>&#8220;Madem öyle&#8230;&#8221;nin çağı başlar ondan sonra&#8230;<br />
Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde &#8220;günah sizden gitmiştir&#8221;.<br />
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.<br />
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece&#8230;</p>
<p>Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre&#8230; Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni&#8230; Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini&#8230;<br />
Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye&#8230;<br />
Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla&#8230;<br />
&#8220;Bana ne&#8230; kendi seçimi&#8221; diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre&#8230;<br />
Ama sonra&#8230; ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden&#8230;<br />
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi&#8230;<br />
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye&#8230;<br />
Dönüp &#8220;Seni hala seviyorum&#8221; diye bağırmak geçer içinizden&#8230;<br />
Dönemezsiniz.<br />
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.<br />
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz&#8230;<br />
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem &#8220;Ne olacak sonunda&#8221; kuşkusu&#8230;<br />
<strong><span style="color: #800000;">Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.<br />
Sürünür gidersiniz.</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/bazen-oyle-bir-iliskiye-tutulursunuz-ki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir kadın eğer budalaysa</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/bir-kadin-eger-budalaysa.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/bir-kadin-eger-budalaysa.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 11:55:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[bir kadın]]></category>
		<category><![CDATA[budala kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Cesare PAVESE]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=44</guid>
		<description><![CDATA[&#8221;Bir kadın eğer budalaysa, eninde sonunda bir insan yıkıntısı ile karşılaşır ve onu kurtarmaya çalışır. Kimi zaman da başarır bu işi. Ama bir kadın, eğer budala değilse, eninde sonunda akıllı, sağlıklı bir adam bulup onu yıkıntıya çevirir. Her zaman başarır bu işi.&#8221; Cesare PAVESE]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8221;Bir kadın eğer budalaysa, eninde sonunda bir insan yıkıntısı ile karşılaşır ve onu kurtarmaya çalışır. Kimi zaman da başarır bu işi. Ama bir kadın, eğer budala değilse, eninde sonunda akıllı, sağlıklı bir adam bulup onu yıkıntıya çevirir. Her zaman başarır bu işi.&#8221;</p>
<p><em>Cesare PAVESE</em></p>
<p><em><span id="more-44"></span><br />
</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/bir-kadin-eger-budalaysa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Yalnızın Anatomisi</title>
		<link>http://www.sessizyusuf.net/bir-yalnizin-anatomisi.html</link>
		<comments>http://www.sessizyusuf.net/bir-yalnizin-anatomisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Aug 2005 11:02:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[anatomi]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sessizyusuf.net/?p=269</guid>
		<description><![CDATA[/Dün/ Suçluydum ben biliyorum Cehennem koksun diye Gözlerime ateş sürmüştüm Ve yakmıştım masumiyeti Kız çocuklarının yüzünde Takvimde sayılar arttıkça Büyüyordu içimde günah Ve aynada gördüğüm cellat Kanadı kesik bir melek gibi Gövdemden ayırıyordu aşkı Ağlamak yakışmıyordu bana Rüzgârda yaktım mendilimi Ve kef nûn’a vurdu ardından Musluktan akan bir damla gibi Düştü ömrüm mermer taşlara /Bugün/ - [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-270" title="yalnizlik-anatomi-siir" src="http://www.sessizyusuf.net/wp-content/uploads/2011/11/yalnizlik-anatomi-siir.jpg" alt="bir yalnızlığın anatomisi şiir" width="620" height="306" /></p>
<p>/Dün/</p>
<p>Suçluydum ben biliyorum<br />
Cehennem koksun diye<br />
Gözlerime ateş sürmüştüm<br />
Ve yakmıştım masumiyeti<br />
Kız çocuklarının yüzünde</p>
<p>Takvimde sayılar arttıkça<br />
Büyüyordu içimde günah<br />
Ve aynada gördüğüm cellat<br />
Kanadı kesik bir melek gibi<br />
Gövdemden ayırıyordu aşkı</p>
<p>Ağlamak yakışmıyordu bana<br />
Rüzgârda yaktım mendilimi<br />
Ve kef nûn’a vurdu ardından<br />
Musluktan akan bir damla gibi<br />
Düştü ömrüm mermer taşlara</p>
<p>/Bugün/</p>
<p>- <em>bilal can</em> &#8211; <strong>ohd</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sessizyusuf.net/bir-yalnizin-anatomisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

